Yan Flüt

Flüt, üç parçanın birleşiminden oluşan bir enstrümandır.

Baş (ya da ağızlık)
Gövde
Kuyruk

Çalgının başına pamuk konularak flütün içi temizlenir Çalgının baş bölümünde bir üfleme deliği vardır. Bu nedenle bu bölüme “ağızlık” da denir. Üfleme deliği çalıcının alt dudağına dayalıdır. Sağ omuz yönünde, yere koşut olarak tutulur. Sol el ağızlık tarafında, sağ el ise kuyruk tarafında tutulur. İki elin baş parmağı alttan flütü destekler. Flütün borusu silindir şeklindedir. Çapı 1,9 cm’dir. Flüt ağızlıktan başlayarak kapalı uca dek 67,2 cm’dir.

Günümüzde nikel, gümüş, altın gibi madenlerden yapılmaktadır. Fakat XX. yy.’lın başlarına kadar abanoz, nar gibi sert ağaçlardan yapılırdı. Metal olduğu halde tahta nefesli çalgılar grubu üyesidir. Bunun nedeni ses renginin tahta tınısı vermesi ve diğer tahta nefesliler ile iyi kaynaşması ve ses elde ediliş yönteminin tahta enstrümanlar gibi olmasındandır. Tahta flütün en önemli özelliği tatlı, yuvarlak ve olgun olmasıydı. Metal alaşımlardan yapılmaya başlamasıyla bu özelliklerini büyük ölçüde yitiren flüt daha çevik, ses niteliği yönünden ise parlaklık kazanmıştır. Özellikle ince sesler metalden yapılan flütlerde daha kolay ve güvenlidir.

Klarnet

Klarinet (klarinet ya da gırnata), sert ve dayanıklı ağaçlardan genellikle de abanoz ağacından yapılan üflemeli bir çalgı türüdür. Ayrıca metalden yapılanları da vardır.

Klarinetler, beş parçanın birleşmesinden oluşur, bunlar:

Kafalık (Bek)
Fıçı (Barel)
Üst gövde
Alt gövde
Kalak (Pavillon da denir)

Klarinetin gövdesi silindir biçimindedir. Dikkatlice yontulup biçimlendirilen kamış parçası, ağızlık üzerine takılır. Çalıcının nefesi ile titreşime geçirilen kamış, boru içindeki havayı titreşime geçirerek ses elde edilmesini sağlar. Çalıcının sol eli yukarıda, sağ eli ise aşağıda olmak üzere az bir eğimle yere doğru tutulur.

Flüt ve obuada olduğu gibi, klarnetin gövdesinde de ses deliklerini açmaya ve kapatmaya yarayan metal bir mekanizma vardır.

Ülkemizde genellikle türk parçalarını çalması kolay olduğu için sol klarnet tercih edilir.Si bemol,mi,la klarnet diğer çeşitleridir.

Keman

Keman – Violin

Keman, Viyola ve viyolonselin de bulunduğu violin ailesinin en küçük ve en yüksek tondan çalan üyesidir. Akord sesleri pesten tize sol, re, la, mi’dir.

Keman yayına arşe denir. Arşede yapay ya da gerçek at kılının yanı sıra ham misina olarak adlandırılan bir madde de kullanılabilir.

Keman gibi yaylı enstrümanların kökeni, Orta Asya göçebe atlı kültürlerinden gelmektedir; Kazak Kopuzu buna örnek olarak gösterilebilir. Tüm bu enstrümanların telleri günümüzde de olduğu gibi hala daha at kılından yapılmaktadır. Bu müzik aletleri, Orta Asya’dan ipek yolu aracılığıyla, Çin’e, Hindistan’a ve Orta Doğu’ya yayılmıştır. Orta Doğu’da Bizans, lir adı altında ilkel bir keman çeşidi geliştirmiştir. Günümüz anlamdaki keman ilk olarak 14.yüzyılda Kuzey İtalya’da ortaya çıktı. bu dönemden sonra keman Avrupa’da yayıldı. İlk keman yapımcılarının Rebec, Rönesans de Fer tarafından Ortaçağ’da İtalya’da Lira da Braci, Fransa’da Viel adlarıyla kullanılan yaylı çalgılar Keman’ın atası sayılır. Lavignac, Keman’ın Türklerin Kemençe’i guz (Oğuz Kemençesinden)alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab’ından geliştirildiği öne sürülmüştür. 16.ve 17. yüzyıldaki Keman yapım ustaları Nicolo Amati, Paolo Maggini, Giuseppe Guarneru, Antonio Stradivarius Keman’a son şeklini vermişlerdir. Keman asıl biçimi korumakla birlikte 19. yüzyılda , bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir.

Günümüzde keman çeyrek keman (8-9 yaşına kadar),yarım keman (ilköğretim) ,tam keman (yetişkin) olarak büyüklüklerine göre üçe ayrılır.